Bizim de renkli televizyonumuz vardı / Onur Gökşen #Kitap

Pazartesi, Aralık 31, 2012

2013' e girmeden son bir post daha :)
2013' te çok daha fazla kitap okuyabilmem ve Türk milletinin de okuması dileğiyle.
Yine dizüstü edebiyat dediğimiz seriye ait bir kitap.
Bence çok eğlenceli bir kitaptı.
Hiç sıkılmadan, bazen karnıma ağrılar girerek okudum.
Güldüğümde neler oluyor kızım, neye gülüyorsun böyle diye annemde meraktan çatladı.
Google görsellerden alıntı. Resmen fotoğraf çekip aktarmaya erindim bu gece =)

Kitabın tanıtım yazısı:
Sanal dünyanın, özellikle Ekşi Sözlük’ün en beğenilen yazarlarından olan, izleyici kitlesi her geçen gün artan Onur Gökşen; geniş hayran kitlesini, öykülerindeki sıcaklığa ve tanıdıklığa borçlu. 80lerde ve 90larda çocukluğunu, gençliğini yaşamış herkesi sıcacık, komik ve nostalji dolu öyküleriyle geçmişe götürüyor, o günleri tüm güzelliğiyle tekrar yaşatıyor.

Kadıköye hiç gitmemiş, 80lerde ergen olmamış, Mr. Spocku tanımıyor, commodore 64ü görmemiş, Dallas’ı hiç duymamış, hatta kızkaçıran atmamış olanlara bile yaşatıyor Onur Gökşen mahalleyi, o mahallenin diliyle.Onunla çok ortak noktamız var...
"İlerde yaşayacağımız tek dakikasını bile planlayamadığımız hayatımızın minik ama eğlenceli bir antrenmanını yapmaktaymışız orada meğerse."

Kitapta eski İstanbul'dan bahsederken birden İstanbul'da yaşadığı 5 yılın özlemi doldu içime.
Küçüklüğü, kardeşiyle olan ilişkisi, anne baba, anaanesi, arkadaşları...
Yine yaşamın içinden, Onur'un biraz çocukluğundan birazda gençliğinden.
Biraz küfürbaz ama rahatsız etmeyici..
Bir an babasının azarlarına gülerken, bir an aşk acısına, bir ölüme hüzünlenebilirsiniz.
Sonunda sanırım biraz kendine kızmış, korkaklığa dem vurmuş ...

Kısacası canınız sıkkınken açıp, herhangi bir bölümü okuyabilirsiniz.
Öneririm.
10'da en az 6.5 /7 verebilirim bu kitaba.

Kitaptan bir kaç alıntı:
* Sedyede yatan annesi : 'Birbirinize iyi bakın ' dedi, sizin birbirinizden başka kimseniz yok.

* Çocuk olmak gerçekten çok farklı. Daha kazanılmayan bir dolu bakış açısı var mesela. Hayata bambaşka bir gözle bakmak var. Ölümü ciddiye almamak, hatta ne olduğunu bilmemek var. Algılamanın farklı olma durumu var.

* "Akşam Mert'le yatınca konuşmaya başlıyoruz;
   'Mert, ne olacaksın büyüyünce?'
   'Astronot, sen?'
   'Ben Kempes olucam, Arjantin'e gidicem.'
   'Gitme! Ben de gelirim gidersen.'
   'Gel. Maç yaparız...'
Konuşmam bitmeden uyuyor kardeşim. Yarın çok uzun bir gün olacak. Tüp bitmiş, annem babama öyle diyor. Sesi de çok üzgün.
Arjantin uzak mıdır acaba?"

Alıntı yapabileceğim çok yer var, en iyi mi ilginizi çektiyse 
okuyuverin.

Öpüldünüz :)

Bunlarda Dikkatinizi Çekebilir :)

3 yorum

  1. Canım ne güzel anlatmışsın, çok merak ettim bu kitabı. 2013 listeme aldım o zaman :)

    YanıtlaSil
  2. İlgimi çok çekti hem de.. Ufukta finaller var. Onları bir atlatayım hemencecik alıp okuyacağım. Tatilde senin blogundan çıkmayacağım muhtemelen canım. İzleyeceğim daha bir sürü film de var =))

    YanıtlaSil
  3. yazanı ve içinde bahsi geçenleri tanıdığım için bu kitabı çok daha fazla gülerek okumuştum.. çok güzel kitaptır..

    YanıtlaSil

Yorumlarınız benim için kıymetli fakat lütfen link içeren yorumlar bırakmayınız. Bu tip içerikler yayınlanmayacaktır.

İzleyiciler

Facebook'da Ben

Google+' da Ben